Close Menu
Dergi 67300Dergi 67300
    Facebook X (Twitter) Instagram
    4 Şubat 2026 , Çarşamba ABONE OL
    En Son:
    • S.S.Erbirlik Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi, Seçkin Turhan
    • Türkiye’nin İlk Kadın Belediye Başkanı: Şadiye Hanım
    • Kdz.Ereğli’nin İlk Kadın Kooperatifi
    • İyileşmek İsteyen Gelsin!
    • Covid-19 Sürecinin İş Hukukuna Etkileri
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Dergi 67300Dergi 67300
    • Ana Sayfa
    • Ereğli’de Yaşam
    • 67300 Dergisi
      • Röportajlar
        • Baş Köşe
        • Eskilerden Kim Kaldı
      • E-Dergi
        • Dergi 67300 – Sayı 2
        • Dergi 67300 – Sayı 4
        • Dergi 67300 – Sayı 5
        • Dergi 67300 – Sayı 6
      • Özel Konular
    • Kurumsal
      • 67300 Hakkında
      • Mart 2016’dan Günümüze Yolculuk
      • Künye
      • Abonelik İşlemleri
      • İletişim
    Dergi 67300Dergi 67300
    Köşe Yazısı

    Teknoloji ve Sosyal Medya Bağımlılığı – Psk. Savaş Kurt

    1 Temmuz 2019Yorum yapılmamış3 Mins Read

     

    Savaş Kurt – Psikolog

    Teknoloji bağımlılığı belki de bağımlılıklar arasında en tehlikelisi. Çünkü günümüzde teknolojik aletleri kullanmadan hayatımızı toplumla uyumlu şekilde sürdürebilmemiz imkansız. Bu cihazları hem hayatımızdan çıkarmamamız hem de onlara bağımlı olmamamız gerekiyor. İnsanın sürekli cebinde taşımak zorunda olduğu bir şeye bağımlı olmadan yaşaması çok zor. Bu yüzden de bir sürü insan giderek daha fazla teknoloji, internet, oyun ve sosyal medya bağımlısı haline geliyor. Teknoloji bağımlılığı hem psikolojik rahatsızlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkabiliyor hem de kendisi yeni psikolojik sorunların ortaya çıkmasına sebep oluyor.

    Tek bir yazıda teknoloji bağımlılığı ile ilgili her şeyi anlatmak mümkün değil. Bu yazıda sadece sosyal medya ile ilgili bazı düşüncelerimi dile getireceğim. İlerleyen yazılarda da diğer türler hakkında yazmayı istiyorum.

    Yapılan araştırmalar sosyal medya kullanımının mutsuzluğu artırdığını gösteriyor. Bunun bir sebebi de mukayese. Kendi hayatınızdan memnun olsanız bile sosyal medyada başkalarının daha güzel bir hayat yaşadığını gördüğünüzde keyfiniz kaçabilir. Örneğin daha güzel bir yemek fotoğrafı gördüğünüzde kendi yemeğinizin tadı kaçabilir. Şimdi bir pazar sabahı uyandığınızı ve bütün bir haftanın yorgunluğunu atmak için ailenizle evinizde uzun uzun kahvaltı yapmak istediğinizi düşünün. O sırada sosyal medyada gezinirken birkaç arkadaşınızın gittikleri kahvaltı mekanından, gezdikleri yerlerden veya bir plajdan fotoğraf paylaştığını düşünün. Bu paylaşımları gördüğünüz anda ister istemez keyfiniz kaçar. Şöyle bir cümle kulağa hiç yabancı gelmiyor “Herkes bir yerlere gitmiş, tatilin keyfini çıkarıyor, bizse evde oturduk kaldık” sosyal medyada gördüklerinizin keyfinizi kaçırmasından sonra kurduğunuz bu cümle eşinizle, sevgilinizle veya diğer aile üyelerinizle tartışmanıza sebep olabilir. Halbuki şunu unutmamak gerekiyor sosyal medyada yapılan paylaşımlar gerçeği tam olarak yansıtmaz, insanı yanıltır. Her kullanıcı ister istemez bir manipülasyon yapar. Kimse kahvaltının bitmiş halini paylaşmayı tercih etmez, ya da kötü çıkan bir fotoğrafı. Hepimiz manipülasyon yapıldığını biliriz ama yine de aldanırız. Çünkü insan ilk başta gördüğüne inanmaya eğilimlidir. Bu yüzden böyle anlarda durup düşünmeli ve başka insanların da hayatlarında bizim sorunlarımıza benzer sorunlar olduğunu, her şeyin paylaşımlardaki kadar kusursuz olmadığını fark etmeliyiz.

    Bu manipülasyon süreci paylaşan kişiye de zarar verir, gidilen yerin deneyimlenmesini engeller. Jacques Ellul şöyle der, “Işık ve en iyi açıyı bulma arayışı sizi, herhangi bir entelektüel süreci yaşamanızı veya düşünmenizi, kendinizi rüzgara, denize, insanların akışına bırakmanızı engelleyen teknik uygulamalara hapseder. Bu ilgiler, eşsiz bir şeyin var olması durumunda, derin coşkulara sürüklenmenizi engeller. Hiçbir şeyi gerçekten göremezsiniz; fotoğrafını çekeceğiniz şeyi arar ve onu yakalamak istersiniz.”

    Bu tespit benim çok hoşuma gidiyor. Eğer başarabilirsek yapmamız gereken şey, bir doğa harikası gördüğümüzde, bir yerde hoşumuza giden bir müzik duyduğumuzda, önümüze güzel bir yemek geldiğinde sadece onu deneyimlemektir. Kaydetme ve paylaşma telaşı gütmeden karın yağışını seyretmek, yağmurun sesini dinlemek, bir doğa manzarasına bakmak, bunları kaydedip paylaştıktan sonra gelecek beğenilerin verdiği mutluluktan çok daha fazlasını verir. İnsanın ihtiyacı olan da budur.

    Son Paylaşımlar

    İçimizden Biri

    Burak Günal – TG Turkuaz Gayrimenkul Sahibi

    1 Temmuz 2019
    Özel Konu

    İlk Kadın Mimar: Hitit Güneşi… Mualla Eyüboğlu Anhegger (13 Mart 1919, Aziziye, Sivas 16 Ağustos 2009, Beyoğlu, İstanbul)

    1 Temmuz 2019
    Özel Konu

    Permakültür Felsefesi

    1 Temmuz 2019
    Add A Comment

    Comments are closed.

    Son Yazılar
    • S.S.Erbirlik Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi, Seçkin Turhan
    • Türkiye’nin İlk Kadın Belediye Başkanı: Şadiye Hanım
    • Kdz.Ereğli’nin İlk Kadın Kooperatifi
    • İyileşmek İsteyen Gelsin!
    • Covid-19 Sürecinin İş Hukukuna Etkileri
    Son yorumlar
      Dergi 67300
      Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
      • Ana Sayfa
      • Abone Ol
      İnternet Danışmanlık: Aykut Ates Creative Studio © 2026

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.