Browsing: Baş Köşe

Bu sayımızda Baş Köşe bölümümüzün konuğu Ereğli’nin başarılı ve saygın iş adamlarından Hayrettin Aksoy’du. Kendisiyle çocukluğu, ailesi ve tecrübelerini konuştuk. Gerçekleştirdiğimiz keyifli ve içten sohbet için tekrar teşekkür ediyoruz. Hayrettin Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Ben 1949 yılında Tokat Niksar’da doğdum. İlkokul ve ortaokulu Niksar’da okudum. Liseyi ise o dönemde ilçemizde olmadığı için Tokat’ta yatılı okudum. Sonra İstanbul maceram başladı. İlk önce İstanbul Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisine başladım. Bir yıl okuduktan sonra idealimdeki mesleğin Fransızca öğretmenliği olmadığını anlayıp tekrar sınavlara girdim. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesine geçtim ve Matematik Fizik bölümünü bitirdim. Okul devam ederken bir taraftan da çalışmaya başladım.…

Bu sayımızda Başköşede Pestilci Şirketler Grubu’nun büyüğü Mehmet Pestilci ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Mehmet Bey, öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 1945 doğumluyum. Doğum yerim İstanbul. Annem Ereğli’li, babam İstanbul’lu. Mecidiyeköy’deydi evimiz. Ortaokulu Ereğli’de şimdi müze olan okulda okudum. Bizim dönemden epey fire veren oldu. Lisede İstanbul’a döndüm. Lise bitince bir dönem de Edebiyat Fakültesinde Sanat Tarihi okudum. Okulu yarım bırakıp Kütahya’da askerliğimi yaptım. Askerlik bitince 1970-71 senelerine tekrar Ereğli’ye döndüm ve burada aile şirketinde çalışmaya başladım. Rahmetli dayım Kenan Pestilci ile, kendisi 1999’da emekli olana kadar birlikte çalıştık. Bildiğimiz kadarı ile bu eski fotografta gördüğümüz Arapça tabelalı dükkan, buranın en eski hali. Şirketin ilk kurucusu kimdi? Evet. Burada yazan tarih 1922. Yani Cumhuriyet öncesi tarihe…

Bu sayıda, Kdz. Ereğli’deki girişimcilik başarıları ile başlayan sayısız hizmetlerini eğitim alanında da taçlandıran İrfan Erdem ile birlikteyiz. Kendisine bize vakit ayırdığı için teşekkür ediyoruz. İki dönem Belediye Başkanlığı yapmış ve ilçemize yön veren kişilerden olan Kamil Erdem’in 3 çocuğundan birisiniz. İrfan Erdem kimdir, nasıl bir çocukluk yaşadı? 1948 doğumluyum. Babam 1954’den 1960’a kadar Belediye Reisiydi; herkes bana ‘reisin oğlu’derdi. Ondan önce de çarşıda manifatura dükkanı vardı, tüccardı. Belediye Reisliğinden sonra nereye gitsem bu gözle baktılar bu da şahsiyetimin gelişmesi aşamasında bana sıkıntı yarattı. Babamın siyasi görüşüne ters düşenler tarafından tepki gördüğüm zamanlar da oldu… Bir de çok yaramazdım. Kuş lastiği yapar, taş atardım. Saçlarımı 3 numara yaptıramadım hiç çünkü küçükken lastik taşının yarasından kalan kafamdaki delikler meydana çıkıyor. Midye çıkarır satardık.…

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 1951 Kdz.Ereğli doğumluyum. Memleketimi çok seviyorum. Burada yaşıyorum. Zaman zaman İstanbul’a torunumu görmeye gidiyorum ama 10 gün sonra dayanamıyorum. İstanbul bana git diyor. Neden? Çünkü şu Devrim Bulvarına çıktığım vakit eşimi dostumu görüyorum ve bu beni mutlu ediyor. 1979 doğumlu bir oğlum var. Adı İhsan. 19 aylık da bir torunum var. Hayattaki en büyük mutluluğum da o. Galatasaraylısınız bildiğimiz kadarıyla? Hem de fanatik bir Galatasaray taraftarıyım. Bayrağım var. Maçlara da gitmekten çok büyük keyif duyarım. Aile olarak İlkokul ortaokul lise, Eğitim Fakültesi ve hatta Hastane gibi kurumlardan desteğinizi eksik etmemişiniz. Hatta titizlikle de takibini yapıyorsunuz. Kadri Yılmaz Lisesi Kurucu Md. Ahmet Bal Bey’ e ben ilk göz ağrımız derim. Selçuk Bey de benim…