Serap BÜYÜKAKSOY > Şişecam Değerlendirme ve Ücretlendirme Müdürü

0

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1973 Karadeniz Ereğli doğumluyum. Eğitim hayatıma TED Kdz. Ereğli ilkokulunda başladım ve Kdz. Ereğli Anadolu Lisesinde lise hayatımı tamamladım. İstanbul Teknik Üniversitesinde lisans eğitimimi Jeoloji Mühendisliğinde, Yüksek Lisans eğitimimi Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliğinde tamamladım ve aynı zamanda part-time araştırma görevlisi olarak üniversitede çalıştım. Akademik kariyer hayatını ani bir karar ile bırakarak tamamen farklı bir alana, özel sektöre ve İnsan Kaynaklarına yöneldim. Bugün, vermiş olduğum karardan son derece mutluyum, sevdiğim işi yapıyorum. 2000 yılında Pepsi’de İnsan Kaynakları departmanında çalışmaya başladım. Kendimi İnsan Kaynakları alanında geliştirmeye karar verdim ve 2003 yılında Abbott İlaç’taki 10 yıllık uzmanlıktan yöneticiliğe uzanan kariyer hayatım başlamış oldu. 2013 yılında yolum Atatürk’ün bizlere emanet ettiği köklü bir Türk firması olan Şişecam ile kesişti. Şişecam’da ilk olarak Değerlendirme ve Ücret Sistemi Müdürü, 2015 yılında ise Performans ve Ücretlendirme Müdürü pozisyonlarına atandım. Hala ilk günkü heyecanla Şişecam’da çalışmaya devam ediyorum. KEAL Mezunlar Derneği ve İTÜ Petrol Mühendisleri Mezunlar Derneği üyesiyim.

En son ne zaman Ereğli’ye geldiniz? Bu süreçte Ereğli’de nelerin değiştiğini düşünüyorsunuz?
19 – 22 Mayıs tarihleri arasında Ereğli’deydim. Ailem halen Ereğli’de yaşıyor. Annem Ereğli’de eczacı ve halen eczanesini işletmeye (Güven Eczanesi) devam ediyor. Dolayısıyla biz de işlerden fırsat buldukça gelip ailemizi ve Ereğli’yi ziyaret etme imkanı yakalayabiliyoruz. Bu sefer de hem aile ziyareti, hem de KEAL Mezunlar Derneğinin geleneksel yıllık organizasyonuna katılmak için geldik. Ereğli hızlı gelişen bir şehir, İstanbul’a ve Ankara’ya yakın olması bu gelişimin ilerlemesi açısından da çok önemli. Ama hala çocukluğumdaki kadar yeşil ve mavi. Kısaca çocukluğumuzu doya doya ve güzelce doğa içinde yaşadık Ereğli’de ve güzel arkadaşlıklar kazandık.

Ereğli’nin en çok neyini özlüyorsunuz?
Herşeyini, havasını, denizini, yeşilini, dostlarımı… Ben çok güzel bir çocukluk ve gençlik geçirdim Ereğli’de, çok güzel anılar biriktirdim. Maalesef bizim çocuklarımız bu kadar şanslı değiller, büyük şehirde yaşamanın zorluklarını onlar da bizimle birlikte yaşıyorlar. Mesela oğlum okula servisle gidiyor, ben okula yürüyerek yemyeşil ağaçların arasından giderdim.

Ereğli ile ilgili hatırladığınız ya da unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Saymakla, anlatmakla bitmez. Ben Lojmanlarda doğdum ve büyüdüm. 48 evlerdeki bayrak yarışlarını, fosterlerdeki yakartopları, şu anki Taş Kafe’nin olduğu yerdeki saklambaçları, mühendisler derneğindeki sohbetlerimizi, tüm sınıf sinema keyfimizi, sahilde yürüyüşler, sahilde sandal kiralayıp gezmeler, Erdemir plajı pide kuyrukları, daha neler neler…

Ereğli denildiğinde aklınıza gelen 3 şey?
Tabii ki Ailem, Pide ve Çilek. Burada yediğim pidenin lezzetini hiçbirşeye değişmem. Her yıl çilek reçelimizi mutlaka ünlü Osmanlı çileğimizden yaparız. Vazgeçilmezlerimizin arasında.

İşinizin dışındaki vakitlerinizde neler yapmaktan hoşlanırsınız?
Tüm boş zamanlarımda ailem ile mümkün olduğunca fazla vakit geçirmeye ve gezmeye çalışıyorum. Oğlum Batu 10 yaşında ve inanılmaz bir enerjisi var. Onunla birlikte olduğum zamanlar benim için tarif edilemez bir mutluluk ve enerji kaynağı. Onun gitar çalmasını dinlemek, birlikte spor yapmak, birlikte yaptığımız sohbetler vazgeçilmezlerim.

Hayatta sizi en mutlu eden şey nedir?
Her insan hayatı boyunca mutlu olmak ister ve bunun yollarını arar. Dünya üzerinde her birini yapmaya ömrümüzün yetmeyeceği çeşit çeşit mutluluk sebebi var. Bazen büyük şeyler, bazen de küçücük şeyler bizi mutlu etmeye yetiyor. Benim mutluluk kaynağım ise sevgi. Sevmek ve sevildiğini hissetmek. Bu olduğu sürece insanın hayatta mutlu olmamak için hiçbir sebebi yoktur.

Leave A Reply